-yazısız-

benim çocukluk ve ilkgençlik dönemimin en önemli siyasi ve sosyal karikatürlerinin çoğunun altında bu yazardı: …yazısız… sözsüz bir isyanın sessiz ifadesidir bu aslında. insanın ya canını çok acıtan ya da derinliği ile kasıp kavuran bir an'ın özetidir bu kareler. o kadar yazısız günler yaşıyoruz ki…

öğretmenlerim...

Hayata goz actigimiz ilk andan itibaren anne-babamiz basta olmak uzere cevremizde bizleri etkileyen insanlardan ogrenerek buyuyoruz. Ogrenme acligi insanoglunun en onulmaz yarasiysa bu yaraya en buyuk derman kendini bu acligi hissedenleri doyurmaya adayan ogretmenlerimiz olmustur herhalde. Kulunuzun minnet icre herdaim andigi, yeri geldiginde kulagini cinlattigi, aklina dusunce telefona sarilip arayip bir sesini duymak icin cabaladigi ogretmenlerini sizinle de paylasmayi borc bilirim.... Hatice Dundar... Alfabeyi, okumayi ve yazmayi O'ndan ogrendim. Anadolu'nun bir koy ilkokuluna atanmis universiteden Mezun oldugu gun işbaşı yaptığında tanidigim en idealist ve sessiz volkan... Sadece ögretm

göz/lem...

Hicbirsey gorduklerime, izlediklerime oykunmek kadar zevk vermez oldu. Cevremde olan bitene taniklik edip, insanlarin hayatlarini an'da gorduklerimle betimleyerek hikayeler uydurup onlarin hayatlarina oykunerek yasamaya basladim... Kadinlar ve erkekler ve cocuklar.... Kendi hayatimda eksikligini hissettiklerimi baska hayatlarda izledikce icimde hem garip bir huzun hem de huzur ayni anda peydahlaniyor. Huzun oykunmeden kaynaklaniyor, huzur ise gorebilmekten oturu... Bir fotografi ceker gibi.... Bir tabloya bakar gibi... O an'in icinde eriyerek kayboluyorum...

© 2012-2020 by Gurkan Platin....

  • s-twitter
  • s-linkedin