Sahip çıkmak...


bizim tekir üç minik yavrusuyla geldi mutfak kapısına. bir süredir yoktu ortalıkta. meğer bundanmış... adını bilmiyorum, muhtemelen mahalledeki çocuklar bir isim vermişlerdir. yavrularından birisi kendisi gibi alaca, birisi duman diğeri kara. alaca olan sağır herhalde...


bizim mahallenin kedileri...

bizim...

sahip çıkmak lazım,,,

uğradıklarında eski yoğurt kabıyla bir tas yemek koyuveririz önlerine o kadar...

sitenin girişindeki çardağın yaslandığı bir kiraz var, baharın sonuna doğru başı gelin gibi açar bembeyaz. altında arıların gürültüsünden konuştuğunu duymazsın. gölgesinde komşuyla iki kelimenin belini kırmak iyi gelir ha bire yalnızlaşan ruhlara...

işgüzar biri çivi çakıp priz takmış. ne istedin gariban ahraz gelinden... içim sızları, söktüm attım.


bizim yahu bu ağaç.

bizim...

sahip çıkmak lazım,,,

arada bir dibine su dökeriz o kadar...

ismet abinin oğlu askerden dönmüş. mekatronik okumuş, artık elinin iş tutması lazım. bu zamanda zor ama bir yolunu bulmalı elbette. dal gibi delikanlı... japoncaya heves etmiş, internetten kendi kendine öğreniyormuş. bir kaç kere basket oynarken görmüştüm keratayı. gözleri çakmak çakmak...


bizim çocuğumuz...

sahip çıkmak lazım,,,

uzunca zamandır sesini duymadığımız eski bir dostu arayıp delikanlının özgeçmişini eposta kutusuna şavullarız o kadar...

belediye her mahalleye şu spor aletlerini yerleştirdi. nasıl ki çocukların oyun alanları var, bunlar da erişkinlerin oyun alanı oldu. açık havada pedal çevirip dinçleşmek, güçsüzleşen kollarını diriltmek, ağrıyan belini esnetmek için en yakınındaki ortak alan...

bizim spor alanımız...

sahip çıkmak lazım,,,

hasar verilmesine göz yummamak lazım o kadar...

haftalık rutinlerimizden biri -modern mabet- market ziyareti... kafandaki ihtiyaç listesine olabildiğince sadık kalarak tekerlekli sepete atıyorsun ürünleri. pirinç kalmamıştı diyorsun rafların arasında dolaşırken. albenili ambalajlarıyla yurtdışından getirtilen ürünler daha çok dikkat çekiyor.

bizim gönen'in pirinci en alt rafta... sade paketiyle diğerlerinin arasında kaybolmuş. tutup çıkartıyorsun saklandığı derinden en üstüne koyuyorsun sepetin...


bizim pirincimiz...

sahip çıkmak lazım,,,

her fırsatta bizim olana sahip çıkıp tercih etmek lazım o kadar...

bir süredir bizim yazılımla yatıp kalkıyorum. sadece gündelik işim değil gece gündüz aklımda, zihnimde, düşüncelerimde sürekli o... bizim çocuklar yazdılar, yarattılar. dünyaki alternatiflerine kafa tutacak kadar güçlü,,, onları kıskandıracak kadar yenilikçi...

gel gör ki beyaz yakalı grande latte düşkünü yönetici tayfası reklamı bol, adı boyalı basında büyük puntolarla basılı, yabancı menşeili yazılımlara pek meraklı.

yahu bu bizim ürünümüz...

bu toprakların çocuklarının aklının-emeğinin mahsulü...

bu yazılımın mimari çatısını bizim antepli emin'in kızı ve arkadaşları yazdı...

kodlarını yazan ekibin başında sakaryalı bir arkadaşımız var...

görsel tasarımı yapan ekibe daha geçen hafta istanbul teknikten bir genç kızımız başladı...

kolayca her an her yerden erişebilelim diye sistemi geceli gündüzlü izleyen ve ayakta tutan bizim buralı bir mühendis ekip...

bizim ekip...

bizim yazılımımız...

sahip çıkmak lazım,,,

bizim daha iyisini yapabileceğimize inanmak, yaptıklarımızı tercih etmek lazım o kadar...

4 views0 comments

Recent Posts

See All