Ciğerci Şaban

December 10, 2016

Müjdat Ağabey uzun zamandır ballandıra ballandıra Küçük Sanayi'deki ciğerciyi anlatıp duruyordu. Bulduk bir fırsatını ve kendimizi Ciğerci Şaban'ın her geçen gün büyüyen barakasının önüne attık. 

Müjdat giderken beklentiyi yüksek tutmama gerektiğini, buranın basit bit esnaf lokantası olduğunu ama ciğer konusunda ayırt edici farkını ilk tadımdan itibaren anlayacağımı anlatıp durdu. Böylece hem beni ortama hazırlıyor hem de haklılığını kabul etmeme zemin oluşturmaya çalışıyordu. 

 

Sanayiinin ortasında atölyelerin içinde gerçekten de birkaç partide büyütüldüğü dışarından bile belli olan  sade mütevazi bir lokanta Şaban'ın yeri. Girişte bir pilav arabası var.Ya girerken sade ya da domatesli pilav siparişini kendin veriyorsun ve hemen oturduğun gibi servise hazır ediliyor ya da oturur oturmaz gençten bir arkadaş gelip 'pilavını nasıl istediğini' soruyor...

 

Masaların hepsi aynı...Ahşap, parklarda görülen aile boyu piknik masalarından. Boş bulduğun yere oturuyorsun. Öyle bir masayı kendi başına işgal etmek falan abes karşılanacak kadar küçücük bir mekan. Oturduğun gibi başka bir servis elemanı daha başına geliyor hemen bir kağıt sofra örtüsü seriyor önüne, plastik çatal kaşık ve ekmek servisini yapıp kutsal soruyu soruyor : 

' ne içerisin abim? '

 -Bu soruyu duyduğum anda Cem Yılmaz'ın 'ne veriimm aabimme?' repliğini duyar gibi oluyorum:) -

 

Öyle çok çeşit yok tabii ki : su, ayran, meşrubat....

 

İçecek siparişinin ardından daha ağzını açmadan hemen bir tabak soğanlı, domatesli porsiyon ciğerin geliyor...

 

Pilavın da çoktan geldi bile...

 

Çala kaşık dalıyorsun sofrandaki fukara menusune...

 

llk tadımdan itibaren damağında her daim anımsayacağın pamuk kıvamındaki enfes lezzetin yarattığı halusunasyona gömülüyorsun.... Becerebilirsen ağzını şapırdatmadan ye de görelim... 

 

Neyse efendim, mevzuumuz Mehmet Yaşin ya da Vedat Milör misali gurmelik değil... Karnımzı doyurmaya geldik...gelmesine de bir garip yürüyor bu dükkanda işler...

 

Başlangıçta uyanmamıştım duruma... Pilavcı ile ciğer tezgahı farklı 'işletmeler'... Ciğerci pilav işini 'outsource' etmiş... Pilavcı bizim sokaklarda görmeye alışık olduğumuz bildiğiniz pilav arabasıyla Pilavcı Osman... Şaşırıyorsun evvela...

 

Çayhane var hemen yan tarafta... O da aynı Osman gibi Ciğerci Şabannın komşusu ama yine taşeron durumda...

 

Dayanamadım sordum kasadaki Şaban'a: 'Yahu birader niye sen pilav ve çay işini kendin yapmıyorsun??'

 

Cevap çok net : 'Herkes bildiği işin en iyisini yapacak abim!... Ben ne pilavdan anlarım ne çaydan..Benim tek işim bu nimet ciğer işte...'

 

İşletmede herşey o adar basit ve sade ki. Masa düzeni standart ve tek kullanımlık, servis saniyeler mertebesinde hızlı, hesap ödeme hakeza öyle... Lezzet desen pilavı ayrı güzel ciğeri anlatılmaz yaşanır.. E en son üzerine çay içmeye doyamazsın...Vesselam kısacık süre içerisinde küçücük bir öğle yemeği bütçesi ile kısacık sürede lezzet havuzunda boğulmakla kalmayıp bir sıkı bir işletme dersi alıyorsun Şaban'dan...

 

Helal olsun Şaban'a... 

 

Fazla söze ne hacet: 

 

1.İyi olduğun işin en iyisini yap,

2.İşini sade ve basit tut,

3.Standartların tanımlı ve net olsun,

4.Yapabiliyorsan işinin tamamlayıcı parçalarını işinin ehline devret...

 

afiyet olsun ve bol satışlar,

 

platin,g.

Please reload

Son Yazdıklarım...

July 29, 2018

December 23, 2017

August 26, 2017

January 8, 2017

December 18, 2016

December 18, 2016

December 18, 2016

Please reload

Arşiv...
Please reload

Etiket Ara...
Please reload

Takip Edin...
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • s-facebook
  • s-twitter
  • s-linkedin

© 2012-2018 by Gurkan Platin....